Siirt’te genel davranış biçimimiz olan özellikle idari işlemler de araştırıp soruşturma yapmadan cezai işlem yapılmaması için aracı olmamız konusunda ne kadar çok şikayetçi varmış . İşin doğrusu bu kadar şikayetçi olunabileceğini hiç tahmin edemezdim.
Ancak ben bu durumu eleştiren “Lütfen Aracı Olmayalım” başlığı adı altında yayınlanan makaleme gelen olumlu tepkilerden anladım. Büyük çoğunluğu kamu kurum ve kuruluşlarda yöneticiler olmak üzere çok sayıda okurdan bu konuyla ilgili mesaj ve telefonlardan aldım. Bazı kurumların yöneticileri ile de bizzat görüşme imkanım oldu.
Herkes bu konudan şikayetçi olmasına rağmen birçok kişi yine aynı davranışı sergilemekten geri kalmıyor. Hatta sıkı durun; bazı kurum yöneticileri görevini yapmadığı, savsakladığı ve hatta göreve gelmediği için hakkında soruşturma başlattığı kişiler için kendileri gibi kamu kurum yöneticisi olan ve kendileri de zaman zaman bu durumdan şikayetçi olan kişilerin aracı olduklarını isimleri ile birlikte söylediler. İsimleri buradan vermeyeyim.
Ama ister, ister toplum önderleri başta olmak üzere bu gibi işlerde aracılık yapabilecek konumda ki herkes için traji komik bir durum var. Bir yandan kamu kurumlarının hantal yapısından ve bazı personellerin görevlerine gitmediklerinden şikayetçi olacağız öbür yandan da bu konularda haklarında soruşturma açılan kamu personeli için aracı olacak ve haklarında idari bir yaptırım yapılmamasını isteyeceğiz. Tamda çocuk oyunundaki tavşan kaç tazı tut durumu.Bir yandan şikayetçi olacağız, bir yandan da bir işlem yapılmaması için ricacı olacağız.
Karar hepimizin. Katoliklerde nikahta papazların kullandıkları cümleyi hatırlatmakta yarar vardır
Bu evliliğin oluşmasına engel bir durumu bilen varsa şimdi söylesin ya da ebediyete kadar sussun.Ya konuşmayalım, şikayetçi olmayalım ya da aracı olmayalım. Bırakalım herkes ya görevini ya da hak ettiği cezayı çeksin.

