Rakam takıntım. Hiçte olmadı.
Ayrıca rakamların uğuruna ve uğursuzluğuna da hiç inanmam.
Ama velakin doğumdan ölüme hayatımızın her anında her alanında rakamlardan istifade ederiz.
İnancımız gereği yaptığımız ibadetlerde, okuduğumuz dualarda, yaptığımız tesbihat ve zikirlerin belli sayılarda olmasının bir sırrı olsa gerek.
Bir Müslüman için;
Allah’ın birliği ve doksan dokuz ismi.
İmanın altı şartı, İslam’ın beş şartı.
Otuz iki farz,
Tasavvuftaki üçler, beşler, yediler, kırklar.
Tesbih çekerken otuz ve doksan dokuz vb.
Bütün bunların arasında ben çihil yani kırka takıldım.
Şiir, şarkı ve türkülere konu olmuş olan çile (çihil) Fars’ça ve Kürtçe’de kırk anlamına gelmektedir.
Çilenin sözlük anlamı; zevk ve sefadan el çekerek kuytu bir yerde yapılan kırk günlük ibadet, eziyet, sıkıntı, ibrişim, yün demeti anlamına gelmektedir.
Tasavvufta; kırk günlük(halvet) zorluk, ıstırap, nefis terbiyesi eğitimine çile denir. Çile deyimi zamanla zorluk ve ıstırabı göğüslemek anlamında “Çile doldurmak” ya da “Çile çekmek” şeklinde kullanılmıştır. Bu nedenle tekkelerdeki halvethanelere çilehane de denilmiştir.
Tasavvuftaki “çile” ifadesi, Hz. Musa’nın Tur-i Sina’da Tevrat’ı almak için kırk gün riyazette kalmasından alınmıştır.
Hazreti Peygamberinde nübüvvet öncesi Hira’da itikâfı da bu tarz bir durumdur.
Okuduklarımdan; numereloji diye bir sayı bilimi olduğunu biliyorum. Sayı bilimi ile ilgilenen insanlara da numerelog denirmiş.
Numerelog değilim ama içimde öyle bir his var ki bu çihil’de yani kırkta bir keramet var yoksa özellikle ülkemizde bu kadar yaygın kullanılmazdır.
Nerelerde mi kullanıyoruz chil’i yani kırkı;
Aklıma gelenlerin bazılarını sıralıyayım hemen.
“Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır” bizde
“Kırk katır mı, kırk satır mı” denir.
“Kırkına gelince anlar insan” derler.
Ölenlerin ardından “kırkı” okunur.
“Kırkayak” diye bir böcek vardır.
Laosalık “kırk gün” sürer.
“Bebeklerin kırkı” çıkması heyecanla beklenir ve “Kırk banyosu” yaptırılır kırkı çıkan bebelere.
Eskiden “Kırk gün kırk gece” sürerdi ağaların düğünü.
“Kılı kırk yararlar” da otuz yarmazlar?
Kürtçe’de “Çil sal şewitîm dîsa gotin xaf e” “Kırk yıl yandım daha çiğdir dediler”
Hep merak etmişimdir neden “kırk haremiler” de otuz dokuz değiller?
Nazara karşı “Kırk bir kere maşallah” deriz.
Ya “Bülbülün çilesi”’ne ne demeli,
Bülbülüm gel de dile
Söyle benimle bile
Sesini duyur güle
Çile bülbülüm çile,
Çile bülbülüm çile, çile bülbülüm
Çileeee, aaahhh aahh çile bülbülüm Allah
Çile bülbülüm çile
Issız yuvanda tektin
Çekilmez çile çektin
Kim derdi güleceksin
Çile bülbülüm çile,
Çile bülbülüm çile, çile bülbülüm
Çileeee, aaahhh aahh çile bülbülüm Allah
Çile bülbülüm çile
Müjde ey güzel kuşum
Bahara erdi kışım
Gülüyor içim dışım
Çile bülbülüm çile,
Çile bülbülüm çile, çile bülbülüm
Çileeee, aaahhh aahh çile bülbülüm çile…
Eeeee bu kadar önemseniyorsa Chil (kırk) sizce de bir hikmeti yok mu?
Takdir sizin:))))

