Dünkü yazımda kadim şehrimizin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikleri ile doğal güzelliklerinin yanı sıra yetenekli, başarılı insan potansiyeline değinmiştim.
Genel olarak bu durumumuzun farkında olmadığımızı ve tanıtıp değerlendiremediğimize vurgu yapmıştım.
Başarılı insan potansiyelimize de hayatını bilimsel araştırmalara adamış akademisyen bir hemşerimizi örnek vermiştim;
Prof. Dr. Fadıl Geylani.
Bu yıl başında tanıştığım ve tanıdıkça hayranlığımın arttığı bir bilim insanı.
Çok yönlü bir insan olduğu için onu anlatmak, daha doğrusu hak ettiği şekilde anlatmak çok zor. Büyük mutasavvıf Şeyh Abdülkadir Geylanin torunu olan Prof. Dr. Geylani hoca 1954 yılında Kurtalan ilçemizin yakın bir zamana kadar tıpkı Tillo gibi bir ilim ve irfan yuvası olan Telan Köyünde doğmuş.
İlkokulun ardından ilim uğruna gurbet yollarına düşmüş. Önce Gaziantep ardından Mısır Kahire Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans eğitimi.
Daha öğrencilik yıllarında başlayan ilmi araştırmalar ve özellikle dedesi Şeyh Abdülkadir Geylanin kayıp olan eserlerini bulma aşkı onu akademik hayata bağlamış.
18 yıl süre ile Mekke ve Medine de bilimsel araştırmalar yaparken Kahire Üniversitesinde akademik kariyer basamaklarını bir bir aşarak son aşama olan Profesörlüğe kadar yükselmiş.
Dünyanın değişik ülkelerinde ki üniversitelerde öğretim üyeliği ve halen Amerika Birleşik Devletlerin deki İnsani İlimler Üniversitesinde kursu Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Geylani bu güne kadarsa her ırktan binlerce öğrenci yetiştirdi.
Prof.Dr. Geylani tam 45 yıldan beri kendisini Şeyh Abdülkadir Geylani Hz nin hayatını araştırmaya ve eserlerini bulmaya adamış.
Vatikan’dan Rusya’ya Endonezya’dan Hindistana ve neredeyse bütün Arap ülkeleri dahil 50 den fazla ülke, 400 den fazla şehirde ve binlerce resmî ve özel kütüphane de yapılan titiz araştırmalar.
Bu araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılan gerek Şeyh Abdülkadir Geylani ve diğer bilim insanlarının ortaya çıkan ve önemli bir bölümü Türkçe ve Arapça basılan nadide eserler…
Bu araştırmaların kurumsal bir hüviyet kazanması ve eserlerin basımı için kurulan merkez ve vakıf…
Bu ilmi çalışmaları içeren ve ulusal günlük gazetelerde yayınlanan sayısız makale ve yapılan röportajlar…
Özetle bu bilim insanı hemşerimiz artık zamanının bir bölümünü Siirt’e ve köyüne ayırmaya ve buralara katkı yapmayı planlıyor. Hepimize düşen görev çorbada tuz misali katkı yapmaktır…

