Başkan vekilliğini hemşehrimiz Muhammet Ecevit Cartı’nın yaptığı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) uluslararası insan hakları kuruluşlarını İsrail’in başta idam cezası olmak üzere Filistinlilere yönelik uluslararası hukuku ve insan onurunu hiçe sayan politikalarına karşı ivedilikle hareket etmeye çağırdı.
TİHEK Başkan Vekili Muhammet Ecevit Carti tarafından Ulusal İnsan Hakları Kurumları Küresel Ağı (GANHRI), dünya genelindeki Ulusal İnsan Hakları Kurumları ve insan hakları alanında faaliyet gösteren Uluslararası Af Örgütü, Human Rights Watch ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi gibi uluslararası sivil toplum kuruluşlarına mektup gönderildi.
Mektupta, İsrail’in küresel düzeyde bağlayıcı olan insan hakları normlarını sistematik olarak ihlal ettiğine dikkat çekilirken, özellikle İsrail Meclisi’nde (Knesset) kabul edilen “ayrımcı idam cezası” düzenlemesinin apartheid rejimini pekiştiren bir soykırım aracı olduğu ifade edildi.
İsrail’in bu hukuksuz eylemlerine uluslararası güvenlik mekanizmaları tarafından yaptırıma tabi tutulmaması sebebiyle devam edebildiğine işaret edilen mektupta, uluslararası mekanizmaların ivedilikle harekete geçirilmesi, bu ağır ihlallere karşı somut bir irade sergilenmesi ve İsrail’in hukuksuz uygulamalarına karşı açık ve kararlı bir tepki verilmesi gerektiği vurgulandı.
Mektupta şu ifadelere yer verildi:
“Uluslararası insan hakları hukuku ve standartlarının ortaya koymuş olduğu temel normlar çerçevesinde temel görevi insan haklarını korumak ve geliştirmek ve insan hakları alanında uluslararası gelişmeleri izlemek olan Kurumumuz, İsrail’in ırkçı ve hukuksuz uygulamalarına karşı etkili ve kararlı bir uluslararası duruş sergilenmesi amacıyla tüm uluslararası toplumu somut ve etkili adımlar atmaya çağırmaktadır.
İnsan haklarını korumak için çalışan ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak, bu ihlallerin doğurduğu olumsuz sonuçlara karşı açık ve ivedi bir tavır geliştirme mecburiyeti ile karşı karşıyayız. Bu mecburiyet tarihin bize yüklediği ağır bir sorumluluktur. Gelecek nesillere adil bir düzeni ve barış içinde yaşama imkânı bulunan bir dünyayı miras bırakmak için henüz elimizde fırsat varken harekete geçmeliyiz.
Uluslararası kuruluşlar, insan hakları mekanizmaları, ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak her birimizin bu ağır insan hakları ihlallerini sona erdirmek ve tüm insanlığın güvenliğini sağlamak için önemli sorumluluklarımız bulunmaktadır. Resmi unvanlarımız dışında birer insan olarak tüm bireyler bu dönemde sorumluluk taşımakta olup yaşanan ağır insan hakları ihlalleri harekete geçmemiz için bir vesile olarak görülmektedir.

