Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İlimizin Önemli Kanaat Ve Din Önderi Seyda Molla Burhaneddin Mücahidi Siirtlileri Aşı Olmaya Davet Etti

Siirt İl Müftülüğüne Bağlı

Siirt İl Müftülüğüne Bağlı olan Tillo İsmail Hakkı Yatılı Kur’an Kursu, Pervari Güleçler Köyü Öğretici ve Öğrencilerinin ardından bugün de Tillo’nun önemli kanaat öderlerinden ve çok sayıda talebesi bulunan alim Burhanettin Mücahidi’den  Covid-19 Aşısı olma çağrısı geldi.

Mücahidi yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:” Hastalıklar ve musibetler dünya imtihanlarından bir imtihandır. Bütün insanlık iki yıla yakındır bu hastalıkla mücadele etmektedir. Birçok insan bundan etkilenmiş, hastalanmış ve hatta yüzbinlerce insan vefat etmiştir. bu acı tablo ile birlikte salgınla mücadelede güzel gelişmeler olmuş, aşılar bulunmuştur. Ben şahsen sıram geldiğinde iki doz aşımı oldum ve hatta geçen günlerde üçüncü dozu da yaptırdım. Çünkü her şeyden önce şahsi ve toplumsal sağlığı korumak dini ve vicdani bir sorumluluktur. Tedavi olma, aşı yaptırma imkânları varken, bunları reddetmek şahsi ve toplumsal sağlığı tehlikeye atmak hiçbir şekilde meşru değildir. Bu noktada iki husus göz önünde bulundurulmalıdır: Birinci husus: Aşının sağlık yönünden faydası, zararı konusundaki araştırmalar ve öneriler devletimizin Sağlık Bakanlığına aittir. Sağlık Bakanlığının bu husustaki görüşleri de bellidir. İkinci husus: Aşının içeriği konusundaki helal-haram durumunu inceleyecek, dini husustaki açıklamayı yapacak olan da yine devletimize bağlı olan Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Diyanetin de bu konudaki fetvası nettir. Helal olduğunu bildirmiştir. Nitekim Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: “Müslümanların bir işine bakan kimse, o işi daha iyi yapacak birisi varken bir başkasına verirse; Allah’a, Resulüne ve müminlere hıyanet etmiş olur”. Buradaki işin ehilleri Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Allah, indirdiği her hastalığın muhakkak şifasını da vermiştir. Bizlere düşen ise tedbirlere sarılmaktır. Unutmayalım ki tedbirler de Allah’u Tealanın kurtuluş için bizlere sunduğu sebeplerdir. Sağlık ve bedenimiz Rabbimizin bizlere emanetidir. Emanete sahip çıkmak kulluk vazifemizdir. Niyetimiz önce tedbir, sonra tevekküldür. Aşı tedbirdir, neticesi ise ne olursa olsun tevekküldür. Asıl önemli kurtuluş reçetesi ise; bu bahsettiğimiz maddi tedbirler kadar gerekli olan manevi tedbirlerdir. Aşı ne kadar gerekli ve önemli ise manevi boşluk o kadar tehlikelidir. Yeryüzündeki musibetlere bakıldığında bu boşluk ve ahlaki çöküntü muhakkak göze çarpmaktadır. Zahiri sebepler için verdiğimiz mücadele kadar insanlığın asıl felaketlerinden olan ve gelecek nesiller için çok çok tehlikeli bu maneviyatsızlık, ahlaki değerlere yüz çevirme ve toplumsal sorumsuzluk ile de mücadele etmemiz gerekir. Bu musibetle mücadelede ilahi münasebet kısmını unutmamalıyız. Yunus aleyhisselam ve yanındakiler kavmine gelecek olan büyük azabı görünce berberce Allah’a yönelmişler, dualarla yalvarmış ve tövbe etmişlerdir. Bu sayede haklarındaki ilahi azap kalkmıştır. Bizler de ümitsizliğe kapılmadan tam manası ile Rabbimize dönecek, yalvararak tövbe ederek dua edeceğiz. Rabbimden niyazım insanlarımızı en yakın zamanda bu musibetten kurtarmasıdır. Hastalarımıza şifalar, vefat edenlere rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyorum.

 

Seni Gidi Kopyacı :)))