enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpsiirt haberlerisiirtsondakikasiirthaberartıyeni siirt haberlerisiuzemobs siirthaberler siirt
DOLAR
18,5076
EURO
17,7685
ALTIN
964,76
BIST
3.269,30

TÜKÜR (ME)!

TÜKÜR (ME)!
20.04.2022
0
A+
A-

Merhaba sevgili okur! İnsanoğlu çeşitli ihtiyaçları olan ve bunları yerine getirmesi gereken bir varlıktır. Tükürük salgılama da bu gereksinimlerden biridir. Daha doğrusu vücudun yapması gereken mecburi bir işlemdir. Buraya kadar elbette sorun yok. Sorun olan kısım ise insanoğlunun bu masum ve gerekli işlemi kendi iç işleyişi ile sınırlı bırakmamasıdır. Bunu aleni yapmasıdır. Çevreyi ve diğer tüm canlıları buna ortak etmesidir. Kendi içinde yaşanması gereken masum bir olayı dayanılması zor bir olay haline getirmek herhalde insana has bir durumdur. Çünkü olumsuz anlamda sınırlarını zorlayan canlıların başında insanoğlu gelmektedir. Nasıl mı? Şöyle… İnsanoğlu çevresine en çok zarar veren canlı değil mi? Hem de buna en çok dikkat etmesi gereken varlık olmasına rağmen. İnsanoğlu, bile isteye yarınını yaşanmaz hâle getirmeye çalışmıyor mu? Daha çok sıralanabilir ama artık bunlar sır ya da ulaşılması zor bilgiler değildir. Her birimiz bu durumun ya bilerek ya da farkında olmadan iştirakçilerindeniz. Tıpkı tükürme meselesindeki gibi. Canınız sıkıldı. Yol yürümek istediniz, beklemedesiniz, fark etmez… Herhangi bir zamanda ve mekândasınız. Bir de keyifli olduğunuzu düşün. Eh, kim bozabilir keyfinizi. Tam bozamaz diyecekken yanınızdan geçen bir boğaz hırıltısı sizi kendinizden alıkoymaya başlar, keyfinizi bozar. Bunula yetinir mi? Tabii ki yetinmez. Devamı gelir. Ve etraftakiler de aldırmadan ağzında ne varsa etrafa saçmış olur insanoğlu. Bununla ülkemizin her yerinde ve şehrinde karşılaşmak olasıdır. Otobüs durağındaki beklemelerde, metroya yetişme telaşındaki koşuşturmada, parklarda, yürüyüş alanlarında velhasıl her yerde. Bununla karşılaşırken yapamadığımız bir şey var: Müdahale edememek. Evet, müdahale edememek. Yaşanan bu olumsuz, sağlıksız, talihsiz durum karşısında bir şey yapamamak belki de en zor şeydir. Çünkü toplum o kadar eleştiriye kapalı ve tahammülsüzleşmiş ki iyi niyetli bir uyarı bile kötü şekilde sonuçlanabilir. Bu yüzden artık kaçınıyoruz toplum olarak iyi bir toplum oluşturma mücadelesine girişmekten. Ne yapmalı? Toplumsal yaşam alanlarına ait yaşam kültürü ile ilgili etkinlikler, bilinçlendirme faaliyetleri yapmalı diye düşünüyorum. Toplumsal yaşam kültürünün bireysel yaşam kültüründen daha ön planda olması gerektiğini birbirimize anlatmanın yollarını aramalıyız. Bir saniyelik çöpe, mendile yönelmemiz bizim için bir kayıp olmaz ama tükürme sonucunda sebep olacağımız kayıpların telafisi olmayacaktır belki de. Çünkü kimsenin ne keyfini ne salığını bozmaya hakkımız var. Bunun için eğitim, sanat ve sağlık güçleri başta olmak üzere tüm dinamiklerin bu konudaki mecburi paydaşlığı kendilerine hatırlatılmalı ona göre yol haritası çizilmelidir. Belki böylece toplumsal yaşam alanlarımız daha yaşanılabilir hâle gelir. İşimiz kolay mı? Değil. Ama imkânsız da değil. Yeter ki bu konuda kurallara uymayanlar kadar cesaretli olup herkesi toplumsal yaşam kurallarının sınırları içine çekebilelim. O zaman farkındalık artmış olur, her kes yaptığının sonucunu görmüş olur. Bu farkındalık diğer olumsuzlukları da görünür kılar. Böylece birçok olumsuzluk birbirinden etkilenerek olumluya dönüşür. Ne gibi mi? Tükürmeden sonra dikkat çekeceğimiz diğer bir husus olan “küfür” konusu gibi. Bir sonraki yazımızda buluşmak dileği ile…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.