Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gazeteci – Yazar Ayhan Mergen’in Kaleminden: “İstenmeyen Adamın Marifetleri”

Bir kurum müdürü düşünün, görev yaptığı ilde diplomatik deyimle “persona

Bir kurum müdürü düşünün, görev yaptığı ilde diplomatik deyimle “persona non grata”, yani istenmeyen adam ilan edilmiş ve bu adam, en iyimser yorumla Siirt’teki siyasilerimizin iyi niyeti sayesinde kapağı Siirt’e atmış. Hem de öyle bir atış ki… Bırakın bir il müdürü veya bir valiyi, ancak bir bakanın sahip olabileceği imkânlarla.

Kurumunun önündeki sorunları çözecek ve hizmet kalitesini arttıracak bir kurtarıcı gözüyle bakılan bu kurum müdürü, sanki Siirt’te birlikte görev yapabilecek başka kimse yokmuş gibi ekibini il dışından getirmekle yetinmemiş, gücü yettiği birim yöneticilerini de tek tek değiştirmiş.

Bütün bunları yaparken tabii ki Siirt’in uysal yapısı gereği hiç kimseye yasal çerçevede hesap sormamış ve bu değişiklikleri yapmasının nedenini sormamış.

Ve bu müdür, kendisine tanınan bu olağanüstü hoşgörü ve imkanların etkisiyle, uysal memleket deyip istediği gibi at koşturmaya başlamış.

Toplumun yanı sıra siyasilerin de gündemine giren ihalelerle ilgili iddiaları bir kenara bırakarak, bu müdürün tutumu ile ilgili birkaç noktaya da değinmek gerekir sanırım.
Öncelikle kendisinden bir önceki yönetimi yolsuzluklarla itham ederek son beş yıllık işlemlerin titizlikle inceleneceğini belirtti. Ancak geçen bunca süre içerisinde bu konuda hiç bir açıklama yapılmadı.

Yani tam da rahmetli Demirel’in anlattığı Sadrazamın üç mektup hikayesi.
İlk mektupta öngörülen, önceki yönetimi suçlayarak bir süre idare et, zaman kazan öğüdü.

Bu müdür ve ekibi, kendilerine tanınan bu aşırı ve alışagelmişin dışındaki toleransın etkisiyle insanlara ve özellikle personellerine tepeden bakmaya başladılar. En basit örnekleri ile vatandaşın yanında personeli azarlamak, kurum yöneticilerini yok saymak ve itibarsızlaştırmak. Bunlar yetmezmiş gibi de kurum yöneticilerinin makam odalarında, makam koltuklarına oturarak poz verip fotoğraf çektirmek gibi hiç de nezaket kurallarına uymayan davranışları sergilemek.

Bu müdür ve ekibi ile onları destekleyenlere şunu sormak lazım; bunca imkan ve hoşgörüye rağmen bir yıla yakın sürede kurum ve bağlı kuruluşların hizmet kalitelerinde ne gibi bir artış görüldü? İşin doğrusu, buna cevabı merak ediyorum. Umarım yetkililer tarafından bu müdüre uyarı ve gerekirse işlemler yapılır.

 

Seni Gidi Kopyacı :)))