Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Milletvekili Özkan’dan Siirt İçin 10 Maddelik Çözüm Paketi

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekili  Tuncay Özkan Siirt’in eğitim sağlık
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekili  Tuncay Özkan Siirt’in eğitim sağlık ve içme suyu gibi sorunlarının giderilmesini istedi.
Partisinin aldığı karar gereği mayıs ayı sonuna kadar milletvekillerinin bölgeyi gezeceklerini ve sorunları yerinde tespit edeceklerini belirten Özkan geçen hafta Kayseri milletvekili Aşkın Gencin Siirt’i ziyaret ettiğini hatırlattı.
   Özkan CHP il başkanı Nevaf Bilek ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte basın mensuplarıyla bir araya geldi.
  Ulusal ve yerel sorunlara değinen Özkan, Siirtin eğitim, sağlık ve içme suyu gibi sorunlarının çözülmesi konusunda hükumete çağrıda bulundu.
Bu çağda öğretmen ve doktor sayılarındaki yetersizliğin kabul edilemeyecek bir durum olduğunu söyledi.
Özkan”BASIN AÇIKLAMASI
SİİRT’İN YER ALTINDA ZENGİNLİĞİ, YER ÜSTÜNDE YOKSULLUĞU VAR!
Değerli basın mensupları,
Kıymetli Siirtliler,
Bugün burada yalnızca bir kentin sorunlarını anlatmak için değil, yıllardır ertelenen bir adalet çağrısını yükseltmek için bulunuyoruz.
Siirt; tarihiyle, emeğiyle, genç nüfusuyla, bereketli toprağıyla, madenleriyle Türkiye’nin en değerli şehirlerinden biridir. Ama ne yazık ki Siirt’in kaderi yıllardır aynı cümleye sıkıştırılmıştır: Yer altında zenginlik, yer üstünde yoksulluk.
Bu kentten bakır çıkarılıyor. Bu kentten servet çıkarılıyor. Bu kentin dağları deliniyor, suları, meraları, yolları, köyleri ağır bir baskı altında kalıyor. Ama Siirtli genç iş bulamıyor, çiftçi nefes alamıyor, esnaf ayakta kalmakta zorlanıyor, öğrenciler eksik öğretmenle, yurttaşlar eksik hizmetle yaşamaya mahkûm ediliyor.
Siirt’e 2026 Kamu Yatırım Programı kapsamında 7 milyar 549 milyon 500 bin TL yatırım ayrıldığı ilan edildi. Güzel. Peki soruyoruz: Bu para Siirtlinin sofrasına, okuluna, yoluna, hastanesine, temiz suyuna ne zaman dönecek? Kâğıt üzerindeki yatırım başka, halkın hayatına dokunan yatırım başkadır. Siirt artık rakam açıklaması değil, bitmiş iş, temiz çevre, güvenli yol, adil istihdam ve hesap veren yönetim istiyor.
Siirt’in yarım kalan, ertelenen, ağır aksak ilerleyen sorunlarını tek tek söylüyoruz:
Birincisi, yol sorunu. Siirt–Pervari yolu yıllardır güvenli ulaşım vaadiyle gündeme getiriliyor. 2022’de temeli atılan bu projede 2 viyadük, 10 köprü, yaklaşık 8 kilometrelik kısalma ve OSB ulaşımına katkı hedefi açıklanmıştı. Ama 2026’ya gelindiğinde hâlâ yolun tamamlanması için acele kamulaştırma kararları gündeme geliyor. Bu tablo, Siirt’e verilen sözlerin zamanında tutulmadığının en açık göstergesidir.
İkincisi, altyapı sorunu. Kentin bazı mahallelerinde hâlâ yağmurda su birikmesi, taşkın riski, kanalizasyon ve yol yenileme ihtiyacı konuşuluyor. Belediyenin 150 metrelik kanalizasyon hattı çalışmasını “önemli hizmet” diye sunması bile Siirt’in altyapı ihtiyacının ne kadar biriktiğini gösteriyor. Siirt parça parça müdahale değil, bütüncül altyapı seferberliği istiyor.
Üçüncüsü, eğitim sorunu. Siirt’te yaklaşık 1400 öğretmen açığı bulunduğu, yıkılan okulların yerine yenilerinin yapılmadığı, birçok okulda ikili eğitimin sürdüğü, temizlik ve yardımcı personel eksikliğinin devam ettiği raporlanmıştır. Öğrencilerin sağlıklı yemek ve içilebilir suya erişim sorunu yaşadığı bir kentte kalkınmadan söz edilemez. Çocukların geleceği tasarruf kalemi değildir.
Dördüncüsü, işsizlik ve yoksulluk sorunu. Resmî verilerde Siirt’te 2025 işsizlik oranı yüzde 9,4 görünse de asıl sorun düşük istihdam ve düşük iş gücüne katılımdır. İstihdam oranı yüzde 37,3, iş gücüne katılım yüzde 41,2 olarak aktarılmaktadır. Yani mesele yalnızca “işsiz görünenler” değil, artık iş aramaktan umudunu kesenlerdir. Siirt’in gençleri maden kamyonlarının tozunu değil, onurlu işin, üretimin ve adil kalkınmanın yolunu görmek istiyor.
Beşincisi ve en yakıcı başlık: Şirvan Madenköy’deki bakır madeni ve çevre sorunu.
Eti Bakır’ın kendi açıklamalarına göre Madenköy’deki Siirt İşletmesi yılda 90 bin ton konsantre bakır üretmekte, 1,1 milyon ton tüvenan cevher çıkarmakta, 42 kilometrelik yer altı galeri uzunluğuna sahip bulunmaktadır. Bu kadar büyük bir üretim, bu kadar büyük bir çevresel ve toplumsal sorumluluk demektir.
Ama Siirtlilerin yıllardır sorduğu soru şudur:
Bu maden Siirt’e ne veriyor, Siirt’ten ne alıyor?
Cengiz Holding’in madencilik alanında Eti Bakır ve Eti Alüminyum şirketlerinin bulunduğu kendi kurumsal sayfasında yer almaktadır. Türkiye Müteahhitler Birliği kayıtlarında Cengiz İnşaat’ın yönetim kurulu başkanı Mehmet Cengiz olarak görünmekte, grup şirketleri arasında Eti Bakır da sayılmaktadır. Bu nedenle Siirt’te “Mehmet Cengiz etkisi” dediğimiz mesele, yalnızca bir kişi meselesi değil; kamu otoritesi ile büyük sermaye arasındaki ilişkinin şeffaflığı meselesidir.
Soruyoruz:
Siirt’in dağı, suyu, merası, yolu, köyü, insanı; bir şirketin kâr hesabından daha mı değersizdir?
2022’de Cengiz İnşaat’ın Şirvan’daki Soğanlı mevkii ve Yağcılar Köyü bakır ocağı projeleri için “ÇED gerekli değildir” kararları verildiği kamuoyuna yansımıştır. Üstelik proje alanının orman, çayır-mera ve ekolojik öneme sahip alanlarla ilişkili olduğu, tarım arazilerine zarar verilmesi hâlinde zararın şirketçe karşılanacağı ifade edilmiştir. Bu ne demektir? Daha baştan “zarar olabilir” deniyor; ama halka, köylüye, doğaya gerçek güvence verilmiyor.
Madenköy Atık Depolama Tesisi için aktarılan bilgiler daha da vahimdir. Toplam 7 milyon 450 bin metreküp depolama kapasitesinden, yılda 505 bin metreküp yani 1 milyon 615 bin ton malzeme depolanmasından ve bakır cevheri işleme atıklarının tehlikeli atık sınıfında değerlendirilmesinden söz edilmektedir. Böyle bir tesiste en küçük ihmal, yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da zehirler.
Bu kent, maden facialarının acısını da yaşamıştır. 23 Kasım 2023’te Şirvan Madenköy’deki bakır madeninde meydana gelen göçükte 2’si mühendis 1’i işçi 3 kişi hayatını kaybetmiş, 2 işçi yaralanmıştır. Bilirkişi raporunda olayın “iş kazası” olduğu, titreşim nedeniyle kavlakların çalışanların üzerine düştüğü ve risk değerlendirme raporunun ilgili maddelerine uygun davranılmadığının belirtildiği haberleştirilmiştir.
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Siirt’in alın teri ucuz değildir. Siirt’in suyu sahipsiz değildir. Siirt’in dağları, dereleri, meraları, köyleri kimsenin arka bahçesi değildir.
Bizim talebimiz nettir:
1.Şirvan Madenköy ve çevresindeki tüm maden faaliyetleri için bağımsız çevre denetimi yapılmalıdır.
2.Su, toprak ve hava ölçüm sonuçları halka açık şekilde yayımlanmalıdır.
3.“ÇED gerekli değildir” kararları yeniden incelenmeli, gerçek ve kapsamlı ÇED süreçleri işletilmelidir.
4.Maden sahalarında iş güvenliği denetimleri bağımsız meslek odaları ve sendikaların katılımıyla yapılmalıdır.
5.Maden gelirlerinden Siirt’e ayrılan pay, şeffaf biçimde açıklanmalıdır.
6.Siirtli gençlere nitelikli istihdam, eğitim ve meslek garantisi sağlanmalıdır.
7.Zarar gören köylünün, çiftçinin, hayvancının, esnafın kaybı eksiksiz tazmin edilmelidir.
8.Siirt–Pervari yolu ve diğer ulaşım projeleri için net takvim açıklanmalıdır.
9.Okul, hastane, altyapı, içme suyu ve kanalizasyon yatırımları için ilçe ilçe hesap verilebilir program hazırlanmalıdır.
10.Kamu kaynakları ve maden ruhsatları üzerinde hiçbir sermaye grubuna ayrıcalık tanınmamalıdır.
Bugün Siirt adına sorduğumuz soru şudur:
Devlet Siirt halkının yanında mı, yoksa Siirt’in dağını, suyunu, madenini ve geleceğini kazanç kapısı görenlerin yanında mı?
Siirt artık susmayacak.
Siirt artık seyretmeyecek.
Siirt artık yalnızca seçim zamanı hatırlanan, kaynakları alınan, sorunları ertelenen bir kent olmayacak.
Bu şehir temiz su istiyor.
Bu şehir güvenli yol istiyor.
Bu şehir öğretmen istiyor.
Bu şehir iş istiyor.
Bu şehir adalet istiyor.
Bu şehir doğasına, emeğine, geleceğine sahip çıkılmasını istiyor.
Biz de buradan ilan ediyoruz:
Siirt’in hakkını, suyunu, toprağını, emeğini ve geleceğini savunacağız. Madenin değil insanın; şirketin değil halkın; rantın değil yaşamın yanında olacağız.
SİİRT’İN ÇOCUĞU ÖĞRETMENSİZ, HASTASI DOKTORSUZ, ÇİFTÇİSİ SUSUZ BIRAKILAMAZ!
Değerli basın mensupları,
Kıymetli Siirtliler,
Bugün Siirt’in ertelenen, görmezden gelinen, üstü örtülen temel sorunlarını bir kez daha ama bu kez daha yüksek sesle dile getiriyoruz.
Siirt’in meselesi yalnızca yatırım eksikliği değildir. Siirt’in meselesi, kamu hizmetinde adaletsizliktir. Siirt’in meselesi, çocuğun okulda öğretmene ulaşamaması, hastanın hastanede doktora ulaşamaması, çiftçinin kendi toprağında ürettiği fıstığı işleyememesi, saklayamaması ve alın terinin değerini alamamasıdır.
Bu kent artık vaat değil, sonuç istiyor. Bu kent artık tören değil, hizmet istiyor. Bu kent artık fotoğraf değil, öğretmen, doktor, su, üretim, fabrika, pazar ve adalet istiyor.
1. Siirt’te eğitim alarm veriyor: Çocuklar öğretmensiz, okullar plansız, veliler çaresiz
Siirt’te eğitim sorunu artık sıradan bir idari eksiklik değil, çocukların geleceğini tehdit eden ağır bir kamu hizmeti krizidir. Eğitim Sen Siirt Şubesinin 2025-2026 eğitim yılı değerlendirmesine göre il genelinde norm kadro ihtiyacına göre 1400 öğretmen açığı bulunduğu, bu açığın ücretli öğretmenlerle kapatılmaya çalışıldığı, yıkımı tamamlanan bazı okulların yerine yenilerinin yapılmadığı, öğrencilerin kalabalık sınıflarda ve yetersiz fiziki koşullarda eğitim gördüğü belirtilmiştir. Aynı değerlendirmede okullarda kadrolu yardımcı hizmetli eksikliği, temizlik ihtiyacının geçici TYP personeliyle karşılanması ve veliler üzerindeki kırtasiye yükü de vurgulanmıştır.
Soruyoruz:
Siirt’in çocuğu neden öğretmensiz sınıfa mahkûm ediliyor?
Yıkılan okulun yerine yenisi yapılmadan eğitim planlaması nasıl yapılır?
Velinin cebinde para yokken kırtasiye, servis, yemek ve bağış yükü neden hâlâ ailelerin sırtındadır?
Kurtalan’da okul yıkım kararları sonrası öğrencilerin kısa aralıklarla birden fazla kez okul değiştirmek zorunda kaldığı, velilerin bu plansızlığa tepki gösterdiği de haberleştirilmiştir. Bu tablo, Siirt’te eğitim yönetiminin kriz yönetimine dönüştüğünü göstermektedir.
2. Sağlıkta tablo ağır: Hastane var, randevu yok; bina var, doktor yok; vatandaş var, hizmete erişim yok
Siirt’te sağlık hizmetinin temel sorunu açıktır: Yurttaş doktora zamanında ulaşamamaktadır. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde MHRS’den randevu bulamayan vatandaşların sabahın erken saatlerinde hastaneye giderek sıra almak zorunda kaldığı, uzun bekleyişlere rağmen çoğu kez muayene olamadan döndüğü haberleştirilmiştir.
Sağlık Bakanlığı tarafından Siirt’e 127. Dönem DHY kapsamında 14’ü uzman, 5’i pratisyen olmak üzere 19 hekim kadrosu tahsis edildiği; Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kendi duyurusunda ise 128. Dönem DHY kapsamında 23 uzman hekim atamasının gerçekleştirildiği açıklanmıştır. Bu atamalar önemlidir ama aynı zamanda şunu da göstermektedir: Siirt’te hekim açığı ve uzman branş ihtiyacı yapısal bir sorundur.
Soruyoruz:
Siirtli hasta neden tedavi için Batman’a, Diyarbakır’a, Van’a, Ankara’ya gitmek zorunda kalsın?
Bir annenin kadın doğum randevusu bulamaması, bir çocuğun çocuk doktoruna ulaşamaması, bir yaşlının kardiyoloji sırası beklemesi hangi vicdana sığar?
Sağlık hakkı, nüfusu ve siyasi gücü yüksek illere ayrıcalık; Siirt’e bekleme sırası mıdır?
3. Siirt fıstığı: Dünya markası olacak ürün, üreticinin elinde çaresiz bırakılıyor
Siirt fıstığı bu kentin alın teridir, kimliğidir, kalkınma anahtarıdır. Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre Siirt fıstığı üretim alanı 2002’de 45 bin 543 dekarken 2021’de 334 bin 920 dekara; üretim miktarı da 2 bin tondan 26 bin 994 tona yükselmiştir. Bu artış Siirt çiftçisinin emeğini göstermektedir.
Ama bugün çiftçinin karşısında üç büyük sorun vardır:
Birincisi, susuzluk ve kuraklık. Siirt Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Şuayp Aslan, 2025’te kuraklık ve tedbirsizlik nedeniyle fıstık rekoltesinde yüzde 70-80 düşüş yaşandığını; 45 bin ton rekolte beklenirken susuzluk ve aşırı sıcaklar nedeniyle üreticinin artık ürünü değil ağacı kurtarma derdine düştüğünü söylemiştir. Aynı açıklamada Siirt’te altı baraj olmasına rağmen çiftçinin sulama yapamadığı da dile getirilmiştir.
İkincisi, saklama ve işleme sorunu. Geçmiş yıllarda Siirt Fıstık Üreticileri Birliği, üreticinin fıstığını saklayacak ve işleyecek imkân bulamadığı için ürününü erken satmak zorunda kaldığını, hatta Gaziantep ve Şanlıurfa’da işlemek zorunda kaldığını belirtmiştir. Aynı açıklamada, fıstık işleme tesisinin 10 bin üreticiye hizmet amacıyla yapıldığı ancak üreticinin yeterince yararlanamadığı iddiası gündeme getirilmiştir.
Üçüncüsü, markalaşma ve katma değer sorunu. Siirt’te günlük 20 ton işleme ve paketleme kapasitesine sahip bir tesis bulunduğu, ürünlerin bazı markalarla iç piyasaya ve yurt dışına gönderildiği açıklanmıştır. Ancak sorun şudur: Bu kapasite Siirtli küçük üreticinin cebine ne kadar yansımaktadır? Üretici ürününü değerinde satabiliyor mu? Lisanslı depoculuk, soğuk hava zinciri, kooperatifleşme ve ihracat ağı gerçekten üreticinin kontrolünde midir?
4. Diğer tarımsal sorunlar: Siirt çiftçisi yalnız bırakılmıştır
Siirt’te yalnızca fıstık değil; üzüm, nar, bal, küçükbaş hayvancılık, yem bitkileri, mercimek ve kırsal üretim de ciddi sorunlarla karşı karşıyadır.
Çiftçi yüksek mazot, yüksek gübre, yüksek ilaç, yüksek elektrik maliyeti altında ezilmektedir. Sulama altyapısı yetersizdir. Tarımsal destekler geç, eksik ve etkisiz kalmaktadır. Köy yolları, soğuk hava deposu, ürün toplama merkezi, pazarlama kooperatifi, tarımsal danışmanlık ve afet sigortası gibi temel mekanizmalar yeterince güçlü değildir.
Siirt çiftçisi sadece üretmek istemiyor; ürettiğini korumak, işlemek, markalaştırmak ve değerinde satmak istiyor.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Eğitim için acil çözüm paketi
1.Siirt’in gerçek öğretmen açığı branş branş açıklanmalı; kadrolu öğretmen ataması yapılmalıdır.
2.Ücretli öğretmenlik uygulaması kalıcı istihdamın yerine kullanılmamalıdır.
3.Yıkılan ve boşaltılan okullar için ilçe ilçe net inşaat takvimi açıklanmalıdır.
4.İkili eğitim ve kalabalık sınıflar bitirilmelidir.
5.Her okula kadrolu temizlik ve yardımcı hizmet personeli atanmalıdır.
6.Öğrencilere ücretsiz içilebilir su ve en az bir öğün sağlıklı yemek verilmelidir.
7.Velilerden kayıt parası, bağış, temizlik parası, fotokopi parası adı altında hiçbir ücret alınmamalıdır.
8.Köy okulları güçlendirilmeli, taşımalı eğitimde çocukların güvenliği ve beslenmesi garanti altına alınmalıdır.
Sağlık için acil çözüm paketi
1.Siirt’in uzman hekim açığı branş branş açıklanmalıdır.
2.Kadın doğum, çocuk sağlığı, cildiye, KBB, kardiyoloji, psikiyatri, nöroloji, ortopedi ve acil tıp gibi kritik branşlarda kalıcı kadro oluşturulmalıdır.
3.MHRS randevu krizi için Siirt’e özel acil kapasite artırımı yapılmalıdır.
4.İlçelerdeki devlet hastaneleri güçlendirilmeli, her hasta merkeze yığılmamalıdır.
5.Sağlık çalışanlarına lojman, teşvik ve çalışma koşulu desteği verilerek hekimlerin Siirt’te kalması sağlanmalıdır.
6.Ambulans, yoğun bakım, görüntüleme, laboratuvar ve sevk zinciri güçlendirilmelidir.
7.Türkçe bilmeyen, yaşlı, engelli ve kırsaldan gelen hastalar için hasta yönlendirme ve tercüman desteği sağlanmalıdır.
8.Sağlık Bakanlığı her üç ayda bir Siirt sağlık hizmetleri performans raporu yayımlamalıdır.
Fıstık ve tarım için acil çözüm paketi
1.Siirt fıstığı için acil sulama eylem planı hazırlanmalıdır.
2.Barajlardan çiftçiye su ulaştıracak izin, kanal, gölet ve modern damla sulama altyapısı kurulmalıdır.
3.Kuraklıktan zarar gören üreticinin borçları faizsiz ertelenmeli, doğrudan destek verilmelidir.
4.Fıstık ağaçlarının kurumasını önlemek için Tarım Bakanlığı, üniversite ve ziraat odalarıyla acil teknik ekip kurulmalıdır.
5.Fıstık işleme tesisi üreticinin gerçek hizmetine açılmalı; kooperatifler ve üretici birlikleri yönetimde söz sahibi olmalıdır.
6.Lisanslı depoculuk ve soğuk hava deposu yatırımı yapılmalıdır.
7.Üretici ürününü tüccara mecbur kalmadan bekletebilmeli, teminat göstererek kredi kullanabilmelidir.
8.Siirt fıstığı için alım garantisi, taban fiyat ve ihracat desteği sağlanmalıdır.
9.Kaçak ve taklit ürünlerin “Siirt fıstığı” adıyla satılması engellenmelidir.
10.Zivzik narı, Pervari balı, üzüm, mercimek ve küçükbaş hayvancılık için ayrı ayrı markalaşma ve işleme tesisi kurtulmalıdır.‘Dedi
Özkan daha sonra basın mensuplarının sorunlarını cevaplandırırken yerel basının bağımsız olması ve desteklenmesi gerektiğini belirtti
CHP il başkanı Nevaf Bilekte basın toplantısını yaptığı açıklamada Özkan’ın 1986 yılından beri bölgeyi bildiğini ve değişiklikleri daha iyi değerlendirbileceğini belirterek kendisine teşekkür etti.

Seni Gidi Kopyacı :)))